أنقرة (زمان التركية)- في دراسة حديثة أجراها تطبيق تعليم اللغات الشهير “بابل” (Babbel) شملت تقييم 223 كلمة من 75 لغة حول العالم، تصدرت كلمة “كايتياكيتانغا” (kaitiakitanga) القادمة من لغة الماوري المرتبة الأولى. وتعبر هذه الكلمة عن مفهوم حماية الطبيعة والشعور بالمسؤولية تجاه الأجيال القادمة، فيما نجحت الكلمة التركية “ياكاموز” (yakamoz) في حجز مقعد لها ضمن القائمة النهائية المميزة.
كشف تطبيق “بابل” عن نتائج هذا التقييم الذي سلط الضوء على كلمات تُعبر عن مفاهيم فريدة يصعب ترجمتها بكلمة واحدة في اللغات الأخرى.
وقد اعتمدت الدراسة في جمع بياناتها على تحليل المشاركات عبر المجتمعات اللغوية على شبكة الإنترنت ومنصات التواصل الاجتماعي مثل “ريديت” و”تيك توك”.
وقامت لجنة تحكيم ضمت نخبة من اللغويين والكتاب والخبراء الثقافيين بفرز الكلمات واستعراضها بناءً على جرسها الصوتي، ومعانيها، وسياقها الثقافي، وخصائصها الفريدة.
وتوجت التقييمات كلمة “كايتياكيتانغا” من لغة الماوري في المركز الأول؛ إذ تجسد هذه الكلمة فلسفة حماية الأرض والمياه والكائنات الحية، ورعاية الموارد الطبيعية ليس فقط من أجل إنسان اليوم، بل لصالح الأجيال القادمة أيضاً.
وترتبط الكلمة وثيقاً بنظرة مجتمع الماوري للعالم، والتي ترى أن الإنسان ليس مالكاً للطبيعة بل جزء منها وحارس لها.
وأوضح خبير اللغات في منصة بابل، إستيبان توما بورتيلا، أن هذه الكلمة تكتسب أهمية خاصة في وقت تتزايد فيه آثار أزمة المناخ، لتذكرنا بمسؤولياتنا تجاه البيئة وتجاه بعضنا البعض.
وفي الوقت نفسه، أكدت المنصة أن هذا الاختيار لا يُعد قياساً موضوعياً لـ “أجمل كلمة في العالم”، مشيرة إلى أن مفاهيم الجمال والوقع الصوتي والمعنى تختلف من ثقافة إلى أخرى.
ضمت القائمة المصغرة التي تكونت من 15 كلمة الكلمة التركية “ياكاموز” (yakamoz)، والتي جرى تعريفها في قائمة بابل بأنها “البريق الفضي الذي يشكله ضوء القمر على سطح الماء”.
وقد اختيرت الكلمة بفضل بنيتها الصوتية وقدرتها الفريدة على رسم صورة بصرية قوية بكلمة واحدة فقط.
ورغم أن الاستخدام اليومي للكلمة يشير غالباً إلى انعكاس ضوء القمر على البحر، إلا أنه يُشار إلى أنها تُستخدم أيضاً لوصف التوهج البيولوجي (الإشعاع الضوئي) الذي تصدره الكائنات البحرية في الماء.
إلى جانب “كايتياكيتانغا” و”ياكاموز”، تضمنت القائمة المصغرة كلمات تعكس ثراء الثقافات العالمية، مثل الكلمتين اليابانيتين “إيكيجاي” (ikigai) و”كينتسوجي” (kintsugi)، وكلمة “هيراث” (hiraeth) من اللغة الويلزية، و”أوبونتو” (ubuntu) من لغة الزولو، و”سودادي” (saudade) البرتغالية، و”أوهالا” (ojalá) الإسبانية، إضافة إلى “بورونكوسيما” (poronkusema) الفنلندية.
وجاءت أبرز الكلمات ومعانيها في القائمة على النحو التالي:
أوبونتو (لغة الزولو): فلسفة تشرح وجود الإنسان وإنسانيته من خلال علاقاته مع الآخرين، وتُلخص عادة بعبارة “أنا موجود لأننا موجودون”.
هيراث (اللغة الويلزية): حنين عميق وحرق لوطن وزمن أُضيع أو تُرك خلف الظهر، أو ربما لم يكن له وجود من الأساس.
إيكيجاي (اللغة اليابانية): الغاية والمعنى اللذان يمنحان الحياة قيمتها، والسبب الذي يجعل المرء يستيقظ صباحاً.
كينتسوجي (اللغة اليابانية): فن إحياء وإصلاح السيراميك المكسور باستخدام الخيوط الذهبية لإبراز الشقوق بدلاً من إخفائها.
سودادي (اللغة البرتغالية): حنين مشوب بالحزن لرحيل شخص أو مكان أو زمن لم يعد موجوداً.
ماميحلابيناتاباي (لغة الياغان): نظرة صامتة بين شخصين يرغب كل منهما في المبادرة بفعلي شيء ما، لكنه ينتظر أن يبدأ الآخر.
بورونكوسيما (اللغة الفنلندية): وحدة قياس تقليدية تعبر عن المسافة التي يمكن لحيوان الرنة قطعها قبل أن يتوقف للراحة.
لوفتمينش (اللغة اليديشية): شخص خيالي ومثالي يعيش في عالم الأفكار والأحلام بعيداً عن متطلبات الحياة العملية.
أوهالا (اللغة الإسبانية): كلمة تعبر عن الأمل في تحقق أمنية، وتكافئ “أتمنى” أو “ليت”.
زيفير (من أصل يوناني): نسيم غربي خفيف ومنعش.
تجدر الإشارة إلى أن دراسة بابل لا تعتمد على بحث لغوي مُحكّم أو قياس علمي شامل لجميع لغات العالم، حيث جاءت نسبة كبيرة من الكلمات المرشحة بناءً على اقتراحات المستخدمين على منصات التواصل الاجتماعي.
وبناءً على ذلك، لا تدعي النتائج تفوق كلمة بعينها جمالياً على الأطراف الأخرى بشكل موضوعي، بل تُعد التشكيلة بمثابة مبادرة تسلط الضوء على المفاهيم الثقافية المتنوعة، وتستند إلى تقييم الخبراء وآراء جمهور المنصة، مع التأكيد على أن الجمال اللغوي يظل أمراً نسبياً يتغير بتغير الثقافات واللغات والإنطباعات الشخصية.
Dünyanın en güzel kelimesi seçildi: Türkçeden bir kelime de listeye girdi
Dil öğrenme platformu Babbel’in 75 dilden 223 sözcüğü değerlendirdiği çalışmada, Māori dilindeki “kaitiakitanga” ilk sıraya yerleştirildi. Doğayı koruma ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluk anlayışını ifade eden sözcüğün öne çıktığı listede, Türkçeden “yakamoz” kelimesi de yer aldı.
Dil öğrenme platformu Babbel, farklı dillerde başka bir sözcükle tam olarak karşılanması güç olan kelimeleri bir araya getirdiği çalışmanın sonuçlarını açıkladı.
Çevrim içi dil toplulukları, Reddit ve TikTok gibi platformlardaki paylaşımlar taranarak oluşturulan listede 75 dilden 223 kelime değerlendirildi.
Dilbilimciler, yazarlar ve kültür alanında çalışan isimlerden oluşan jüri; kelimeleri ses özellikleri, anlamları, kültürel bağlamları ve ayırt edici nitelikleri üzerinden inceledi.
MAORİ DİLİNDEKİ BİR KELİME İLK SIRAYI ALDI
Değerlendirmenin sonunda Māori dilindeki ‘kaitiakitanga’ listenin ilk sırasında yer aldı.
Kaitiakitanga; toprağın, suyun ve canlıların korunması, doğal varlıkların yalnızca bugünün insanları için değil gelecek kuşaklar adına da gözetilmesi anlayışını ifade ediyor.
Sözcük, Māori dünya görüşünde insanın doğanın sahibi değil, onun bir parçası ve koruyucusu olduğu düşüncesiyle bağlantılı.
Kaitiaki’ koruyucu veya gözetici anlamına gelirken ‘kaitiakitanga’ bu koruma sorumluluğunun hayata geçirilmesini anlatıyor.
Babbel dil uzmanı Esteban Touma Portilla, iklim krizinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği bir dönemde kelimenin çevreye ve birbirimize karşı sorumluluklarımızı hatırlattığını söyledi.
Babbel, seçimin nesnel bir “dünyanın en güzel kelimesi” ölçümü olmadığını; farklı kültürlerin güzellik, ses ve anlam anlayışlarının değişebileceğini özellikle vurguladı.
TÜRKÇEDEN ‘YAKAMOZ’ LİSTEYE GİRDİ
Çalışmada belirlenen 15 kelimelik kısa listede Türkçeden ‘yakamoz’ da yer aldı.
Babbel’in listesinde yakamoz, ‘ay ışığının suyun yüzeyinde oluşturduğu gümüşi parıltı’ şeklinde açıklandı.
Kelime, ses yapısı ve tek sözcükle güçlü bir görsel görüntüyü anlatabilmesi nedeniyle değerlendirmeye alındı.
‘Yakamoz’ günlük kullanımda çoğunlukla ay ışığının deniz üzerindeki yansımasını ifade etse de kelimenin, sudaki canlıların oluşturduğu biyolüminesans parıltısı için de kullanılabildiği belirtiliyor.
LİSTEDE FARKLI KÜLTÜRLERDEN KELİMELER VAR
Kısa listede Māori dilindeki ‘kaitiakitanga’ ve Türkçedeki ‘yakamoz’un yanı sıra Japonca ‘ikigai’ ve ‘kintsugi’, Galce ‘hiraeth’, Zulu dilindeki ‘ubuntu’, Portekizce ‘saudade’, İspanyolca ‘ojalá’ ve Fince ‘poronkusema’ gibi sözcükler de yer aldı.
Listede bulunan kelimeler ve aktarılan anlamları şöyle:
Ubuntu – Zulu: Bir insanın varlığını ve insanlığını başkalarıyla kurduğu ilişki üzerinden anlatan, genellikle “Ben, biz olduğumuz için varım” sözüyle açıklanan düşünce.
Hiraeth – Galce: Kaybedilen, geride bırakılan ya da belki hiç var olmamış bir yurda ve zamana duyulan derin özlem.
Ikigai – Japonca: İnsanın yaşamına anlam veren, sabah uyanmak için neden oluşturan amaç.
Kintsugi – Japonca: Kırılmış seramikleri çatlaklarını gizlemeden, altınla görünür biçimde onarma sanatı.
Saudade – Portekizce: Artık yanında olmayan bir kişiye, yere veya zamana yönelik hüzünle karışık yoğun özlem.
Mamihlapinatapai – Yaghan: İki kişinin de istediği hâlde ilk adımı diğerinin atmasını beklediği sessiz bakışma.
Poronkusema – Fince: Bir ren geyiğinin dinlenmek için durmadan önce yürüyebildiği mesafeyi anlatan geleneksel ölçü.
Luftmensch – Yidiş: Pratik yaşamdan çok düşünceleri ve hayalleriyle yaşayan idealist kişi.
Ojalá – İspanyolca: Bir dileğin gerçekleşmesi umudunu anlatan “umarım” veya “keşke” anlamındaki söz.
Zephyr – Yunanca kökenli: Hafif ve serinletici batı rüzgârı.
EN GÜZEL DEĞERLENDİRMESİ ÖZNEL
Babbel’in çalışması, hakemli bir dilbilim araştırmasına veya tüm dünya dillerini kapsayan bilimsel bir ölçüme dayanmıyor.
Adayların önemli bir bölümü sosyal medya ve çevrim içi topluluklardaki kullanıcı önerilerinden oluşturuldu.
Dolayısıyla sonuç, herhangi bir kelimenin nesnel olarak diğerlerinden daha güzel olduğunu göstermiyor.
Çalışma daha çok farklı dillerdeki kültürel kavramlara dikkat çeken, uzman değerlendirmesi ve platform kullanıcılarının önerileri üzerine kurulu bir seçki niteliği taşıyor.
Babbel de dilsel güzelliğin kültüre, dile ve kişisel algıya göre değiştiğinin altını çiziyor. (H



















